Bahçeli’den CHP’ye Sert Uyarı: Kılıçdaroğlu ve Özel’e Sağduyu Çağrısı
Şimdi direk konuya giriyorum arkadaşlar. Saat akşamüstü 17:51’di, tam sıcak haber düştü masaya… MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazlı bir açıklama yapmış. CHP ve Yeni Parti arasında yaşanan o gerginlikler, koltuk kavgaları, rozet tartışmaları… Adam dayanamamış, kalemi eline almış. Dediki “Yeter artık” gibi değil ama, biraz ateşi söndürmek için sağduyu çağrısı yapmış. Bakın ne demiş…
Türk siyasetinin tarihi devlet geleneğinden bahsetmiş Bahçeli. Meşrutiyet’in kazanımları, Cumhuriyet’in ilanı, çok partili hayata geçiş… Bunlar hep bizim siyasetimizin temel taşları. Adam diyorki, siyasi hayat bazen kriz yaşar, sert gerilimler olur ama sonuçda devlet aklı galip gelir. Yani millet ve devlet, partilerin üstünde. Bu çok önemli bir vurgu. Kimse kendini devletten büyük görmesin demek istiyor.
“DEVLET VE MİLLET SİYASİ PARTİLERİN ÜZERİNDEDİR” demiş resmen. Yani bu koltuk sevdaları, şahsi kırgınlıklar, iç mücadeleler… Bunlar ülkenin ortak geleceğinden daha önemli değil. Doğru söze ne denir? Adam CHP’ye de laf atmış ama arada ince bir çizgi var. CHP’ninde kurucusu Atatürk, köklü bir kurum. MHP ile CHP arasındaki fikir ayrılıkları derin. Ama bunlar demokratik hayatın normali. Yani herkes aynı şeyi söyleyecek diye bişey yok. Türk siyasetinin zenginliği bu farklılıklardan geliyor.
Sonra Bahçeli önemli bir uyarı daha yapmış: “SİYASİ FARKLILIKLAR ÇATIŞMANIN BAHANESİ OLMAMALI”. Devletin bekası, milletin birliği söz konusu olduğunda ortak irade lazım. Farklılıklar çatışma sebebi olursa bu Türkiye’ye hizmet etmez. Düşmanlık seviyesine taşımak, intikam duygusuyla siyaset yapmak… Bunlar siyasetin itibarını zedeler. Yani partiler birbirine girerse vatandaş ne düşünür? “Bunlar kendi derdinde” der. Doğru.
Gelelim Kılıçdaroğlu meselesine… Bahçeli, Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilere tepki gösteriyor. Diyorki, adam yıllarca genel başkanlık yaptı, haksızlığa uğradığını düşünüyorsa dile getirmesi hakkı. Hukuki yollara başvurması, partisinin geleceği hakkında konuşması doğal. Ama bu eleştiriler hakaret, küçümseme kampanyasına dönüşmemeli. Geçmiş kırgınlıkları bugüne taşımak kimseye fayda sağlamaz. Dediği gibi: “Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir.” Bu sözleri bir kere daha okuyun bence.
Özgür Özel’e de mesaj var. Diyorki, Özel’in siyasi kişiliği yıpratılmamalı. CHP’li milletvekilleri, 91 vekil, potansiyel seçmen kitlesi… Bunlar göz ardı edilemez. Nasıl Kılıçdaroğlu’nun haklarına saygı gösteriliyorsa, Özel’in konumunada saygı gösterilmeli. “Türk siyaseti, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışa cevaz vermez.” Yani iki tarafıda dengelemek lazım. Zor iş ama devlet adamı böyle konuşur.
Yeni Parti meselesine gelince… Bahçeli diyorki, yeni siyasi oluşumlar demokratik hayatın parçasıdır. Yeni Parti’nin kuruluşuyla yeni bir yol açıldı. Ama eski yol arkadaşlarının birbirine kin beslemesi yanlış. Partide kalanlara “ihanet”, ayrılanlara “vefasızlık” suçlaması yapılmamalı. Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümez. Kırılan gönüller, ağır sözler toplumsal huzuru yıpratır. Bunları Bahçeli söylüyor, düşünün yani…
Birde son günlerde konuşulan rozet töreni, figüran iddiaları var. Bahçeli diyorki, bu iddialar bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalı. CHP’nin köklü geçmişi yapay kalabalıklar, sahte görüntüler üzerine inşa edilemez. Ama henüz gerçekliği kanıtlanmamış iddialarla insanların şerefine saldırmakda doğru değil. Herkes hukuk önünde hesap vermeli. Söylentiler demokrasinin üzerinde gölge oluşturmamalı. Yani ne yalan söyleyim, bu noktada Bahçeli gayet mantıklı konuşuyor.
En can alıcı kısım: Kılıçdaroğlu ve Özel’e sağduyu çağrısı. Bahçeli diyorki, bu tartışmalar Türkiye’nin ana gündemi haline getirilmemeli. İki tarafda saygıyı korusun, siyasi mücadele şahsi hesaplaşmalara dönüşmesin. MHP olarak kendileri hiçbir parçalanmadan menfaat devşirmezmiş. Yani kimsenin zaaflarından ikbal üretmezler. Güçlerini Türk milletinden alıyorlar. Ülkenin etrafı ateş çemberi, bölgesel hesaplar ağır… Bu dönemde enerjiyi geçici gündemlerle tüketmeyelim diyor.
Ve finalde o meşhur sözü var: “Makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan yegane güç ise büyük Türk milletidir.” İşte bu cümle her şeyi özetliyor aslında. Koltuklar gider, isimler unutulur ama devlet kalır.
Bakalım bundan sonra ne olacak? Kılıçdaroğlu bu çağrıya ne der, Özgür Özel nasıl karşılık verir? Yeni Parti çizgisini koruyabilecek mi? CHP’de rozet krizi büyür mü? Bunlar hep önümüzdeki günlerin konusu. Ama şu net: Bahçeli ortaya bir çağrı koydu, top şimdi CHP ve Yeni Parti’de…
Kaynak: Orijinal Haber
