Şara’dan Yaptırım Açıklaması: Erdoğan Devreye Girdi, ABD’ye Seslendi
Nabersiniz arkadaşlar! Mecralar karıştı, Suriye’nin yeni Cumhurbaşkanı Şara pat diye bir açıklama yaptı ve ortalığı ayağa kaldırdı. Katar merkezli Al Jazeera’ye konuşmuş. ABD yaptırımları, Rusya ile ilişkiler, İsrail gerilimi, YPG meselesi… Aklınıza ne gelirse hepsine değinmiş. Bakın ne diyor: “Erdoğan devreye girdi.” Yani Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şara’nın ABD nezdinde arabuluculuk yapmış. Trump’a kadar gitmiş iş. İnanır mısınız, eski rejimden kurtulan Suriye halkı hala aynı yaptırımlarla boğuşuyor. Şara’nın dediğine göre, bu hiç makul değilmiş. Haklıda… Ne çektiler be!
Şara, Sezar Yasası’ndan bahsetti. Bu yasa, Suriye’ye ağır yaptırımlar getiriyor. Bi de 1979’dan beri “teröre destek veren devletler” listesindeymiş Suriye. Şimdi ABD Dışişleri ve Kongre nezdinde bu listeden çıkarılma süreci başlamış. İtiraz süresi tamamlanınca karar yürürlüğe girecekmiş. Suudi Arabistan’da geçen yıl bu konuda ABD’ye devreye girmiş. Yani tek başına değil yani, arkada bir ekip var. Neyse, devam…
Rusya’ya gelince… Esed rejimi devrilmeden aylar önce başlamış temaslar. İki ülke arasında yeni dönemde karşılıklı çıkarlara dayalı ilişkiler kuruluyormuş. Rus askeri üsleri konusunda görüşmeler sürüyor. Hımeymim Hava Üssü ve Tartus’taki üslerle ilgili bi mutabakata varılmış. Çok sayıda Rus üssü tek bir üste toplanacakmış. Yani “Rusya ile yeni sayfa açıyoruz” demiş Şara. Bakalım bu sayfa ne getirecek…
Lübnan meselesi de var. Şara, Suriye’nin uzun yıllardır İsrail tehdidi ve iç savaş riski arasında kaldığını söylüyor. Lübnan hükümeti ile istikrar için çözüm yolları arıyorlarmış. Devlet dışındaki silahlı yapıların bölgede ciddi sorun çıkardığını vurgulamış. “Savaş ve barış kararı yalnızca devletlerin elinde olmalı” demiş. Hizbullah’ın Suriye’de çözümün devlet kurumlarının güçlendirilmesiyle olacağını ifade etmiş. Yani kimse keyfine göre silah kullanmasın istiyor.
İsrail ile güvenlik görüşmeleri farklı bi süreç tabi. Şara, İsrail’in işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki haklarından vazgeçmesi anlamına gelmiyormuş bu görüşmeler. Bölgede kalıcı güvenlik düzenlemeleri şart diyor. İran-İsrail gerilimi içinde bi değerlendirme yapmış. Çatışmanın yönetiliş biçimi bölgesel savaşa dönüşebilirmiş. Aman ha!
Irak ile ilişkiler gelişiyormuş. Tarihi, toplumsal, ekonomik bağlar güçlü. Ortak çıkarlar sağlıklı temellerde ilerlemeli. Yatırımlar başlamış bile: enerji, havalimanları, gayrimenkul, turizm… Şam, Halep, Lazkiye, Tartus’da yatırım rüzgarı esiyor. Ama en kritik konu ne biliyormusunuz? Kürt meselesi. Şara, Kürt toplumunun Suriye’nin asli unsuru olduğunu söylüyor. Eski rejim döneminde vatandaşlık haklarından mahrum bırakılan Kürtlerin hakları iade edilmiş. Kültürel haklar tanınmış, Nevruz resmi bayram olmuş. Ama “Kürtlerle SDG farklı konular” diyor. Yani ayrı tutuyor. Suriyelileri yeni çatışmalara sürükleyecek her seçenekten kaçınmak gerek diye ekliyor.
Son olarak siyasi sistem meselesi. Şara, halkın yöneticilerini ve yasalarını belirleme sürecinde söz sahibi olması gerektiğini vurguluyor. Ama bu süreç yalnızca cumhurbaşkanının kararı değilmiş. Halk Meclisi ve toplumun farklı kesimlerinin katkısı önemliymiş. Yani tek adamlık yok, herkes konuşacak.
İşte böyle arkadaşlar… Suriye’de değişim rüzgarı esiyor ama önünde koskoca ABD yaptırımları, Rusya’nın üsleri, İsrail’in tehdidi, Kürt meselesi… Yeni yönetim ne yapacak, nasıl bir yol izleyecek? Erdoğan’ın devreye girmesi yetecekmi yoksa daha çok yol mu var? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber
