Cezaevinde bugün bomba gibi bir görüşme yaşandı. Selahattin Demirtaş, Narin Güran’ın babası Arif Güran ile bir araya geldi. Görüşme bittikten sonra sosyal medya hesabından çok konuşulacak bir açıklama yaptı. Demirtaş, dava dosyasını hukukçu gözüyle incelediğini belirterek anne ve amcanın cezalarıyla ilgili çarpıcı ifadeler kullandı. Neyse, daha fazla uzatmayayım, bakın ne dedi…
Demirtaş’ın açıklamasına göre görüşme öncesinde dosyayı baştan sona incelemiş. Ve vardığı sonuç, herkesi şaşırtacak cinsten. Demirtaş’a göre dosya kapsamındaki deliller ışığında, suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar’dır. Yani iddiasına göre bu davada eli mahkumiyetle ilgili net delillerle bağlı olan tek kişi o. Diğerlerinin durumu ise tam bir muamma…
Asıl bomba sözler ise anne Yüksel Güran ve amca Salim Güran hakkında geldi. Demirtaş, bu ikilinin suçlu bulunup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmalarını “tam bir hukuk faciası” olarak nitelendirdi. İnanır mısınız, bir siyasetçi bu kadar net ifadeler kullanabiliyor. Demirtaş, mahkemenin karar sürecinin gölgelendiğini de iddia etti. Basının yönlendirmesiyle oluşan yoğun kamuoyu baskısının karar sürecini etkilediğini söyledi. Yani diyor ki, bu karar adaletli bir sürecin ürünü değil.
Ceza hukukunun en temel kuralını hatırlatmış Demirtaş. Mahkumiyet, dedikodulara veya ihtimallere değil, somut ve şüpheden uzak delillere dayanmalıymış. Bunu söylerken de “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine vurgu yapmış. Demirtaş’a göre mevcut dava dosyasındaki deliller, anne ve amcaya bu cezanın verilmesi için teknik olarak yetersiz kalıyor. Hani derler ya, bir adamın suçluluğu her türlü şüpheden uzak şekilde ispatlanmalı. İşte Demirtaş diyorki, bu dosyada o ispat yok.
Kamu vicdanı meselesine de değinmiş. Sırf kamu vicdanını tatmin etmek için suçlu olduğu ispatlanmamış insanlara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermenin gerçek adalet olmadığını belirtmiş. Hatta bu durumun kamu vicdanını tatmin etmeyeceğini de sözlerine eklemiş. Yani diyor ki, yanlış kararla vicdan rahatlamaz. Asıl yarayı, belki de… işte orada cümlesi yarıda kalıyor. “Kamu vicdanını asıl yaralayacak olan durum, belki de Narinin hatırası, ailesi ve kamuoyu bunu hak ediyor” diye bitirmiş.
Demirtaş’ın bir de beklentisi var. İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay denetimlerinde bu cezaların kesinlikle bozulması gerektiğini söylüyor. Hukukun bunu gerektirdiğini çünkü yeni bir delil veya yeni itiraflar ortaya çıkmadıkça mevcut dava dosyasına göre annenin ve amcanın suçlu olduklarının ispatlanamamış olduğunu ifade ediyor. Yani dosya bu haliyle üst mahkemelere giderse, kararın bozulmaması hukuken mümkün değilmiş gibi bir hava var.
Bu açıklama, Türkiye’nin gündemine oturdu bile. Bir yanda kamuoyu Narin için adalet arıyor, diğer yanda bir siyasetçi dosyadaki delil yetersizliğine dikkat çekiyor. Demirtaş’ın bu çıkışı, hem siyasi kulislerde hem de hukuk camiasında tartışma yaratacak gibi görünüyor. Acaba İstinaf Mahkemesi bu dosyayı nasıl değerlendirecek? Önümüzdeki günlerde neler konuşulacak? Bakalım bu dava dosyası daha kaç kez yeniden yazılacak…
Kaynak: Orijinal Haber